Anaokuluna Uyum ve Okul Fobisi / Cemrenaz Coşkun / 19.09.2018

0
681
  • Çocuk, doğduğu aile ortamı içerisinde fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimini sürdürerek büyür.
  • Ancak ilk 3 yılı tamamladıktan sonra, sosyal gelişimi için aile ortamı yeterli olmamaya başlar. İşte bu dönemde okul kavramı devreye girer.
  • Anaokulu çocukların sosyalleştiği ilk ortam sayılabilir.
  • Bu yaştaki çocuklar sosyal olarak pek çok açılıma ihtiyaç duysa da; alışmadığı ortamlarda, tanımadığı kişilerle kalmaktan huzursuzluk duyar. Anaokuluna başlama sürecinde bazı çocuklar en başta uyumludur. Okula gitmede sıkıntı yaratmazlar ve bu süreç böyle devam eder. Genellikle bu tarz çocuklar ailelerine güvenli bağlanan çocuklardır.
  • Bazı çocuklar ise ilk birkaç gün sıkıntı çıkarmazlar fakat hayal ettikleri ile gerçekte olan uymayınca okula gitmek istememe, sınıfa girmeme, okul kapısında ağlama gibi durumlarla karşılaşılması çok olasıdır.
  • Çocuklardaki bu tepkiler kişilik özelliklerine göre değişiklik göstermektedir.
  • Tepkilerini açıkça ortaya koyan çocuklarda ağlama, tepinme,ortalığı dağıtma,çevresine zarar verebilecek bedensel tepkiler gösterirken;tepkilerini açıkça ortaya koyamayan çocuklar pasif direnç tepkileri gösterebilir. Sessizlik,içe kapanma,uyku,yemek yeme sorunları gibi…
  • Bu sürecin kolay atlatılması için ebeveynlere büyük görev düşüyor.Uyum sürecinde ailenin yapabilecekleri nelerdir?
  • Ailenin göstereceği kararlılık, sabır okul öncesi eğitime ve başladığı eğitim kurumuna gösterdiği inanç ve güven çocuğun uyumunu kolaylaştırır.
  • Anaokulu hakkında açıklama yapmak ve okulu tanıtmak uyum sürecini hızlandırır. Aynı zamanda çocuktaki kaygının azalmasını sağlar.
  • Anaokulunun her gün gidilmesi gereken bir yer olduğu; oyun, arkadaş ve eğitim yeri olduğu anlatılmalı,abartılı ve kafa karıştırıcı bilgilerden uzak durulmalıdır.
  • Aksi durumda çocuk anlatılanlarla kendi hayalindekini birleştiremeyince aksilikler oluşacaktır ve hayal kırıklığı yaşayacaktır.
  • Ayrıca aile çocuğa okulda mutlu olacağını, güvende olacağını, onunla ilgilenecek bir öğretmeninin olduğunu ve aynı zamanda tüm istek ve sıkıntılarını öğretmeniyle paylaşabileceğini anlatmalıdır.
  • Çocuğun öğretmenine karşı güven duyması için ailenin açıklaması çok önemlidir.
  • Aile ilk etapta çocukla beraber okulun içini ve dışını gezmeli, okulu tanıtmalı ve buranın güvenli bir yer olduğunu ona hissettirmelidir.
  • Aile çocuğa okul saatleri hakkında bilgi vermelidir. Çocuk kaç saat okulda geçireceğini bilmelidirler. Alma saati geldiğinde ise çocuk geç kalınmadan alınmalıdır.
  • Anaokulunun sadece çocukların gittiği bir yer olduğu belirtilip anne-babaların işe gitmesi gerektiği güzelce anlatılmalıdır.
  • Çocuk okula birlikte geldiği ebeveyni yanında ağlıyor, bırakmak istemiyorsa bağımlı olmadığı bir kişi tarafından alınıp bırakılmalıdır. Okula gitmesi gerektiği konusunda ısrarcı ve kararlı olunmalıdır.

Çocuğunuzu okula bırakırken uzun vedalaşmalardan kaçının!

  • Olabildiğince uzun vedalardan kaçının. Çocuğunuz ağlıyorsa ona sarılın ve ne zaman onu almaya geleceğinizi ona söyleyin. Teselli etmeyin ve mutlaka sizi giderken görsün.
  • Çocuğunuz ağladığında gizlice kaçarsanız çocuğunuzun güvenini sarsmış olursunuz. Okul içerisinde endişe duyar ve kendini güvende hissetmez.
  • Çocuğunuzu okula bırakırken yaşadığınız kaygıyı çocuğunuz hissederse uyum süreci zorlaşır. Yaşadığınız kaygı ve üzüntüyü çocuğunuza hissettirmeyin!
  • Evde yaptıramadığınız şeyleri okulu kullanarak (seni öğretmenine söylerim) yaptırmaya çalışmak yanlıştır. Okulu fobi haline getirmemek gerekir.
  • Okul ile ilgili endişeleriniz varsa (kurum, personel, öğretmenler) çocuğunuzun yanında dillendirmeyin.
  • Okulda yaşanan sıkıntılar, çocuğun okula devam etmesi, etmemesi gibi konular evde konuşulurken dikkat edilmelidir. Bu yaş grubu çocukların algıları çok açıktır. Etkilenebilirler.
  • Sık sık öğretmeni aranılırsa ve çocuğunuzla ilgili bilgi isterseniz öğretmenin boş günü veya nöbet zamanı tercih edilmelidir. Çocuğunuz hissederse güvensizlik duygusu hissedebilir.

Çocuklarınızı rahat bırakın!

  • Okuldan sonra çocuklarınıza sorduğunuz sorularda dikkatli olun. Bu gün ne yedin? Ne oynadın? Arkadaşlarınla aran nasıl? Bu ve türevi sorulardan kaçınmaya çalışın. Günün nasıl geçti? Diye sormanız yeterlidir. O size zaten önemli bulduğu ve anlatmak istediği kadarını anlatacaktır. Merak ettiklerinizi öğretmeninden öğrenebilirsiniz.

       Çocuklarınıza anlayış gösterin!

  • Çocuklarınıza anlayış gösterin. Yeni okul, yeni ortam, gün içerisindeki yoğunluk onları değişime uğratacaktır. Eve geldiğinde dinlenmek isteyecektir veya okulda öğrendiklerini uygulamak isteyecek olabilir.

Keyifsizlik,  agresiflik karşısında şaşırmayın. Gün içerisinde yeni bir ortama adapte olmak için kendilerini sıkarlar. Eve gelince ise gevşedikleri için kapris yapabilirler bu çok doğal bir süreçtir.

Bu süreçteki en önemli şey sabır ve anlayışlı olmaktır. Her şeyin bizler için olduğunu unutmayalım. Anne – baba olarak en önemli görevimiz mutlu çocuklar iyi insan yetiştirmek bur süreçte çok yıpranmış hissederseniz bir uzmandan mutlaka yardım alın.

‘Psikolog Cemrenaz COŞKUN’