O Ameliyat Tavas’ta Uygulandı

0
306

Tavas Devlet Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Murat Levent Dereli, doğum kontrol yöntemi olarak tüplerini bağlatan kadınların, isterlerse tüplerin yeniden açılması ameliyatı ile tekrar anne olabildiklerini, bu ameliyatı da Tavas’ta başarıyla uyguladıklarını söyledi.

Tüplerin ya da halk arasında kordonların bağlanması olarak bilinen ameliyatın; çocuk sayısını tamamlayan çiftlerde kalıcı doğum kontrol yöntemlerinden biri olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Murat Levent Dereli, tüplerin açılması ameliyatı ile yeniden çocuk sahibi olmaya karar veren kadınların gebe kalabilme olasılığının ortalama yüzde 50 ila 70 arasında olduğunu ifade etti. Dereli:” Tüplerin bağlanması ameliyatı; 35 yaş üstü ve ailesini tamamlamış, artık bebek istemeyen kadınlara uygulanan bir gebelikten korunma tekniğidir. Bu yöntem çoğunlukla kapalı ameliyat tekniğiyle yapılmakta, ameliyat kısa sürmekte ve kişi hemen ayağa kalkabilmektedir. Daha sonrasında ise korunmak için başka dikkat edilecek bir şey de olmaması sebebiyle çocuk sayısını tamamlamış, bir daha gebelik planlamayan çiftler için sık tercih edilen bir yöntemdir. Ancak yeniden çocuk sahibi olma isteğinin olduğu örneğin tüpleri daha önce bağlanmış bir kadının yeniden evlenip tekrar çocuk sahibi olma isteği gibi bir takım durumlarda tüp bebek seçeneğinden önce tüplerin açılması gerekebilmektedir zira tüp bebeğin maliyeti de ortadadır. Diğer yandan, tüplerin yeniden açılması ameliyatı ne kadar başarılı olursa olsun gebe kalınabilirlik oranı en fazla %50-70 dolayındadır ki bu oran tüpler açılmadan direk tüp bebek yapılarak elde edilen gebelik oranları ile yaklaşık aynı düzeydedir. Ayrıca dış gebelik oluşma ihtimali de bir miktar artmıştır (yaklaşık %10)” diye konuştu.

Dereli, açık kesi ya da kapalı mikro cerrahi olarak yapılabilen tüplerin yeniden açılması ameliyatında daha önce bağlanmış ve tıkanmış tüplerin uçlarının yeniden kesilip açılarak uç uca yaklaştırılıp birbirine birleştirildiğini söyleyerek şöyle konuştu: “Bu ameliyatın başarısı; tüplerin hangi yöntemle bağlandığı, uç uca getirme sonrasında tüplerin uzunluğu (4 cm ve uzun olması başarıyı arttırır), birleştirilen uçların çapları ve uzunlukları arasındaki fark (farkın az olması başarıyı arttırır), çiftin doğurganlık potansiyeli (işlem öncesinde sperm sayımı ve kan testleri ile bu potansiyelin değerlendirilmesi gerekebilir) ve yaş gibi birçok faktöre bağlı olarak değişmektedir. Ayrıca tüplerin yeniden açılmasından sonraki süreçte genellikle ikinci adetin bitimindeki günlerde, tüplerin açıklığını kontrol etmek için ilaçlı rahim filmi (histerosalpingografi) adı verilen testi yapmak gerekir. Bu ameliyatı tekrar çocuk isteyen kadınlara Hastanemizde başarıyla uygulayabilmekteyiz” dedi.
Bazı çiftlerin çocuk istemese de tüplerin bağlanmasının baş ağrısına, karın ağrısına sebep olduğu gibi doğru olmayan bir takım inanışlar yüzünden de tüplerini açtırmak için başvurduğunu dile getiren Dereli, bunların kesinlikle doğru olmadığı ve baş ağrısının ya da karın ağrısının sebeplerinin araştırılması için ilgili hekimlere başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.