Binlerce Kişi Ölümcül Hastalığa Yakalandı

0
648

Hac ve Umre’ye gidecek olan adaylara önemli uyarılarda bulunuldu.

Denizli Halk Sağlığı Müdürlüğü, Hac ve Umre adaylarına önemli uyarılarda bulundu. Özellikle Suudi Arabistan’da birçok hastanın yakalandığı ve 2012 yılının Eylül ayından itibaren giderek artmaya devam eden şiddetli solunum yolu hastalığı MERS-CoV hakkında uyarılar gecikmedi.

2017 yılının Nisan ayından itibaren MERS hastalığına 1952 kişi bu hastalığa yakalandı ve hastalanan kişilerden 693’ü hayatını kaybetti. Özellikle şeker ve kronik akciğer hastalığı olan kişilerde virüs daha şiddetli olmakta.

Denizli Halk Sağlığı Müdürlüğü ise bu hastalığın ne olduğu, korunma yolları ve sağlık personeline yönelik yapılan açıklama şöyle:

MERS-CoV, şiddetli solunum yolu hastalığına neden olan ve 2012 yılının Eylül ayında ilk defa Suudi Arabistan’da ortaya çıkan bir virüstür. Dünya üzerinde Nisan 2017 tarihi itibariyle MERS nedeniyle hastalanmış 1952 kişi tespit edilmiştir. Hastalık şiddetli seyretmektedir ve hastalanan kişilerden 693’ü hayatını kaybetmiştir. Özellikle şeker hastalığı, kronik akciğer hastalığı olan kişilerde, böbrek yetmezliği ve immün sistem yetmezliği olan kişilerde MERS virüsü daha şiddetli hastalık yapabilmektedir. Hastaların büyük bir kısmı Suudi Arabistan’da tespit edilmiştir.

Sağlık Bakanlığımız, MERS’e dair son gelişmeleri yakından takip etmektedir. Ülkemizde Hac ve Umre vazifelerini yerine getirmek üzere Suudi Arabistan’a seyahat eden çok sayıda vatandaşımızın bulunması dolayısıyla gerekli tedbirler alınmaktadır. Bu hastalık hakkında sağlık kuruluşlarımız bilgilendirilmiştir. Bir hekimin muayenesi ve tetkikleri sonucunda şüpheli olarak bulunan tüm kişilere laboratuvar testi yapılmaktadır. Ülkemizde 2012 yılından bu yana, 12 Mayıs 2017 tarihi itibariyle, 2968 kişi olası vaka olarak düşünülmüş ve yapılan testler sonucunda sadece bir MERS-CoV vakası tespit edilmiştir. Hasta olan vatandaşımız, Suudi Arabistan’da çalışmakta iken hastalanan ve hastalık belirtileri ortaya çıktıktan sonra Türkiye’ye gelen bir vatandaşımızdır.

MERS virüsünün develerden bulaştığından şüphelenilmektedir. Ancak hastalığın insanlara nereden ve nasıl bulaştığı henüz kesin olarak bilinmemektedir. Hastalık insandan insana bulaşabilmektedir ancak şu an için hızla yayılmamaktadır. Hastalığa son yakalanan kişilere, hastalık başka bir hastadan bulaşmıştır. Bir çok kişi de hastalığa hastanelerde yakalanmıştır.

Bu nedenlerle, hastalıktan korunmak amacıyla, aşağıda belirtilen tedbirler alınmalıdır:

• Kişisel korunma önlemlerine ve temizlik kurallarına dikkat edilmelidir.
• Kalabalık alanlarda maske kullanılmalıdır.
• Hayvanlarla temas edilmemelidir.
• Çiğ süt ve hayvansal ürünler (özellikle deve kaynaklı) tüketilmemelidir.Çiğ tüketilecek sebze ve meyveler iyice yıkanarak tüketilmelidir.
o Bugün için develerin hastalığı bulaştırabileceği ve sütlerinin de risk taşıdığı düşünüldüğünden, deve çiftliklerinden ve deve sütünden kaçınılmalıdır.
• Sabun ve su ile sık sık eller yıkanmalı, su ve sabun olmadığı durumlarda el dezenfektanları kullanılmalıdır.
• Virüsün bulaşma yollarından olan ağız, burun ve gözlere temas etmekten kaçınılmalıdır.
• Mikroplarla kirlenmiş olma ihtimali olan yüzey ve eşyalar temizlenip dezenfekte edilmelidir.
• Hasta kişiler ile yakın temastan kaçınılmalıdır.
• Hastayken, hastalığı bulaştırmamak için mümkün olduğunca diğer insanlarla temas etmekten kaçınılmalıdır.
• Aksırma ve öksürme esnasında burun ve ağız kağıt mendille kapatılmalıdır.
• Kullanılan kağıt mendil çöp kutusuna atılmalı ve kağıt mendilin bulunmadığı durumlarda kolun iç yüzüne aksırmalı ya da öksürmelidir.
• Grip benzeri bir hastalık geçirildiğinde istirahat edilmeli, ateşin düşmesinden sonra da, tedavi ya da başka gerekliliklerin olması dışında, en az 24 saat istirahat etmeye devam edilmelidir.

Hac ve Umre’ye gitmek sağlık açısından sakıncalı mıdır?

Suudi Arabistan bölgesinde MERS hastalığının görülmeye devam etmesi nedeniyle elbette Hacı ve Umre ziyaretçilerimizin bu hastalığa yakalanma riskleri vardır. Bu risk Dünya Sağlık Örgütü ve ülkemiz Bilim Kurulu tarafından tüm yönleriyle sürekli değerlendirilmektedir. Buna göre şu an için Sağlık Bakanlığımızın yukarıda belirtilen uyarılarına uymak şartıyla Suudi Arabistan’a seyahat etmekte sakınca yoktur.
Suudi Arabistan ziyaretinden sonraki 14 gün içerisinde ateş ile birlikte alt solunum yolu hastalığı belirtileri (öksürük, nefes darlığı) olan kişiler bir sağlık kuruluşuna başvurmalı ve başvurduğu hekime mutlaka seyahatine dair bilgi vermelidir.

RİSKLİ BÖLGEDE GÖREVLİ SAĞLIK PERSONELİ İÇİN MERS-CoV HASTALIĞI BİLGİ NOTU

Coronavirüsler ülkemizde de insanlarda dolaşımda olan HCoV-229E, HCoV-OC43, HCoV-NL63 ve HKU1-CoV alt tipleri ile çoğunlukla soğuk algınlığına sebep olan virüslerdir. Ancak SARS Coronavirüs’ün (SARS-CoV) sebep olduğu SARS (Şiddetli Akut Solunum Yetmezliği Sendromu) gibi, çok daha ciddi solunum yolu hastalıklarına da sebep olabilmektedirler. SARS-CoV 21. Yüzyılın ilk uluslar arası sağlık acil durumu olarak 2003 yılında daha önceden bilinmeyen bir virüs halinde ortaya çıkmıştı ve yüzlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olmuştu. Yaklaşık 10 yıl sonra Coronavirüs ailesinden, daha önce insan ya da hayvanlarda tespit edilmemiş olan MERS-CoV (Middle East Respiratory Syndrome Coronavirus) Eylül 2012’de insanlarda ilk defa Suudi Arabistan’da tanımlanmıştır ve 2012 yılından beri 27 ülkede görülmüştür. SARS Coronavirüsü ile uzaktan bağlantılı olmasına rağmen, yaşanmış olan SARS tecrübesinden ötürü endişe oluşturmuştur. Ağustos 2015 itibariyle MERS-CoV, SARS’tan farklı olarak kolaylıkla veya sürekli olarak insanlar arasında yayılmamaktadır ancak kısıtlı ve devamlı olmayan bir yolla insandan insana bulaşabilmektedir. Hastaların yaklaşık %35’i ölmektedir.

MERS vaka sayıları ve vaka tespit edilen ülkelerin sayıları artmaya devam etmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre 27 Nisan 2016 tarihi itibariyle dünya genelinde tespit edilmiş olan MERS vaka sayısı 1952’dir ve bu hastalardan 693’ü hayatını kaybetmiştir. Tespit edilen vakaların büyük çoğunluğu (% 80’i) Suudi Arabistan’dan bildirilmiştir, ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri, Güney Kore, Katar, Ürdün, Umman, Kuveyt, Mısır, İngiltere, Almanya, Fransa, Yunanistan, İtalya, Tunus, Malezya, Filipinler ve Amerika Birleşik Devletleri’nde de MERS vakaları tespit edilmiştir.

Ülkemizde MERS’e yönelik olarak Ekim 2012’de “Yeni Coronavirüs Bilim Kurulu” oluşturulmuş ve alınan kararlar doğrultusunda çalışmalara başlanmıştır. Nisan 2013’de toplanan “Grip Bilim Kurulu”nda olası vaka tanımındaki seyahat öyküsü kriteri genişletilerek vaka tanımında vaka görülen ülkelere seyahat öyküsü olmasının yer almasına ve Haziran 2013’de toplanan “Grip Bilim Kurulu”nda vaka tanımındaki 10 gün olan takip süresinin 14 güne çıkarılıp yakın temaslıların da tanıma eklenmesine karar verilmiştir. Gelişmelerin yeniden değerlendirildiği Kasım 2013’te toplanan Bilim Kurulu toplantısının sonrasında da kullanmakta olduğumuz “Vaka Takip Algoritması”, “Yakın Temaslı Algoritması” ve gerekli formlar ile MERS sürveyansı sürdürülmüştür. Ayrıca Hac sezonunda ülkemizden çok sayıda kişinin Suudi Arabistan’a seyahat etmesi dolayısıyla Hacılarımız ülkeye dönüşlerinden sonraki 14 günlük sürede hastalık bulguları yönünden takip edilmiştir.

Ülkemize dönen hacılarımızın seyahat dönüşünden sonraki 14 gün içerisinde ateş ile birlikte alt solunum yolu hastalığı belirtileri (öksürük, nefes darlığı) olan kişilerin sağlık kuruluşuna başvurmaları ve başvuru sırasında mutlaka Suudi Arabistan’a ziyaret öyküsünü belirtmeleri konusunda bilgilendirilmeleri ve bunun hacı adaylarına hatırlatılması önemlidir.

Son olarak Temmuz 2015’te Güney Kore’de yaşanan salgın sırasında toplanan Bilim Kurulu toplantısında; hastalık riski olan kişilerin tanımı, sadece hac ve umre nedeni ile Suudi Arabistan’a seyahat eden kişiler değil, vaka görülen ülkelere seyahat eden kişiler olarak yeniden düzenlenmiş ve tüm bu riskli bölgelere giden vatandaşlarımıza hastalık hakkında bilgilendirme yapılmasına devam edilmesi, uygulanması gereken tedbir ve önlemlerin yeterli olduğu kararları alınmıştır. Umre amacıyla ülkemizden Suudi Arabistan’a yıl boyunca çok sayıda seyahat gerçekleştiği ve 2017 Hac sezonuna da yakında girileceği için MERS-CoV sürveyansına hassasiyetle devam edilecektir.

Ülkemizde 12 Mayıs 2017tarihine kadar olası MERS vaka tanımına uyan 2968 numune alınmış ve incelenmiştir. Ekim 2014 tarihinde bir kesin MERS vakası tespit edilmiştir. MERS tanısı konulan vatandaşımız, hac veya umre ziyaretçisi olmayan, Suudi Arabistan’da çalışan, hastalık belirtileri ortaya çıktıktan sonra Türkiye’ye gelen bir vatandaşımızdır.

Ülkemizde uyguladığımız, Bilim Kurulu tarafından oluşturulan, olası ve kesin vaka tanımları aşağıda sunulmuştur. Olası vaka tanımına uyan tüm vatandaşlarımızdan numune alınmakta ve MERS-CoV açısından incelenmektedir.

Olası Vaka: Akut ciddi solunum yetmezliği ve/veya akciğer infiltrasyonları olan ve vaka görülen ülkelere* son 14 gün içerisinde seyahat öyküsü bulunan ve/veya vaka görülen ülkelere seyahat öyküsü bulunan bir kişiyle seyahat dönüşünden sonraki 14 gün içerisinde yakın temasta bulunup semptomları bu temastan sonraki 14 gün içerisinde gelişen kişiler.
*Vaka görülen ülkeler THSK web sayfasında yayınlanmaktadır.

Kesin Vaka: Olası vaka tanımına uyan olgulardan laboratuvar yöntemlerle MERS-CoV saptanan olgular.

Suudi Arabistan’da görev yapan sağlık çalışanlarımız birçok insanı etkileme potansiyeli olan MERS-CoV’e karşı aşağıda belirtilen güncel bilgileri göz önünde bulundurmalı ve tedbirli olmalıdır:

• Özellikle, iki önemli nozokomiyal salgının gerçekleştiği Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde olmak üzere, 2014 yılı Mart ayının ortasından itibaren vaka sayılarında belirgin bir artış olmuştur.
• Mayıs 2015 tarihi itibariyle ise bu artış Güney Kore’de de gözlenmiştir ve şu ana kadar Orta Doğu dışında gözlenen en büyük salgın olarak bildirilmiştir.
• 2016 yılı başından itibaren en fazla Suudi Arabistan’dan olmak üzere Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Umman, Katar, Bahreyn ve Tayland’dan vaka bildirimleri olmuştur.
• Enfeksiyona toplumdan yakalanan vaka sayılarında da artış olmuştur. Bu vakaların daha önceden doğrulanmış bir MERS-CoV vakası ile teması olmayıp bazılarının develer ile temas öyküsü vardır.
• Son bildirilen vakaların büyük bir kısmı sekonder vakalardır, dolayısıyla bu vakalar hastalığı başka bir kişiden almıştır.
• Sekonder vakaların da büyük çoğunluğu sağlık çalışanları olup bu kişiler hastalığa sağlık kuruluşlarında yakalanmıştır. Bunun yanı sıra sağlık personeli olmayanlarda da hastane kaynaklı enfeksiyonların olduğu düşünülmüştür. Bu nedenle sağlık hizmeti sunulan her yerde enfeksiyon kontrol önlemlerine dikkat edilmelidir.
• Bu güne kadar geniş çapta bir aile içi vaka kümelenmesi görülmemiştir.
• İnsandan insana bulaşma olduğu durumlarda bulaşma süregenleşmemiştir.
• Develerin hastalığın primer kaynağı olduğundan şüphelenilse de hastalığa yakalanmanın direkt ve indirekt olarak hangi yollarla gerçekleştiği tam olarak bilinmemektedir. Enfeksiyon kaynağını tespit etmeye yönelik araştırmalar devam etmektedir. Son çalışmalar, develerin MERS-CoV’un primer kaynağı olduğu ve diğer çiftlik hayvanlarının hastalıkla ilişkili olmadığı görüşünü desteklemektedir.
• Virüsün nasıl bulaştığı tanımlanıncaya ve gerekli önlemler alınıncaya kadar yeni bireylerin enfekte olma riski devam etmektedir.
• Turistlerin, seyahat edenlerin, misafir işçilerin, hacı adayları ve Umre ziyaretçilerinin; virüsün hayvansal ya da çevresel kaynağına maruz kalması ya da doğrulanmış bir vaka ile teması olması veya hastane başvurusu gerekmesi durumunda virüsü hastanede alarak hastalığa yakalanmaları olasıdır. Bu şekilde hastalanan vakaların daha fazla vakaya neden olup olmaması hekimlerin hastalığı çabuk tespit etme, tanı koyma ve uygun enfeksiyon kontrol önlemlerini uygulamalarına bağlıdır.
• Tüm vakaların Orta Doğu ile bir bağlantısı vardır. Orta Doğu ülkeleri dışından bildirilen vakaların ya Orta Doğu bölgesine yakın zamanda bir seyahat öyküsü ya da hastalığa Orta Doğu bölgesinde yakalanan bir kişiyle temas öyküsü vardır.
• Hastalık genel olarak ateş, öksürük, nefes darlığı ve solunum sıkıntısı ile birlikte ortaya çıkan akut ciddi solunum yolu hastalığı tablosu şeklinde görülmektedir. Vakaların çoğunda pnömoni görülmüş olup, bir kısmında da diyare gibi gastrointestinal bulgular görülmüştür. Hastalık immün sistemi baskılanmış kişilerde atipik bir klinik seyir gösterebilmektedir. Hastalığa dair şu ana kadar elde edilmiş olan bilgiler bildirilen vakalardan elde edilmiştir ve yeni vakalarla beraber virüs hakkında bilgiler de değişecek ve artacaktır. Dünya Sağlık Örgütü tanı konulabilmesi için balgam, endotrakeal aspirat ve bronkoalveoler lavaj gibi alt solunum yolu örneklerinin alınmasını şiddetle önermektedir. Olası vakalardan alt solunum yolu numunesi alınmalıdır.
• Hastalığın inkübasyon süresi 2-14 gündür.
• Hastalığın enfektivite periyodu bilinmemektedir ancak hastalar belirtilerinin geçmesinden sonra da virüsü bulaştırabilirler. Virüsü alan kişiler, inkübasyon süresi boyunca bulaştırıcı değildir, semptomların başlaması ile birlikte bulaştırıcılık başlamaktadır. Asemptomatik vakaların bulaştırıcı olmadığı düşünülmektedir.

CEVAP VER

twenty + 9 =