Güçlü ve azimli karakteri ile Türk halkının gönlünde taht kuran Milli Sporcumuz Murat Turan… Yaşam serüveninde yaşadığı zorluklara aldırış etmeden sporda, kültürde, eğitimde, sanatta her zaman kendini yenileyen örnek bir sporcu olan Murat Turan, Denizli Güncel Sağlık’a konuştu.

2017 Dünya Şampiyonası ve 2020 Paralimpik Olimpiyatları’nda Türkiye’nin madalya umudu olan Turan, Okçuluk’taki başarısının sırrından, engellerle nasıl baş ettiğine kadar gizemli hayat geçmişini bu röportajımızda bulacaksınız.

Uluslararası müsabakalara yoğun tempo ile hazırlanan Turan, sponsorların da desteğini bekliyor.

Denizli Güncel Sağlık farkıyla işte Murat Turan röportajı:

img-20161023-wa0021

Merhaba Murat Bey, öncelikle sizi tanıyalım. Kendinizi tanıtır mısınız?

Merhaba ben Murat Turan. Aslen Ağrı doğumluyum, bütün hayatımı Denizli’de yaşadım. İlköğretim ve ortaöğretim öğrenimimi tamamladıktan sonra maddi sıkıntılardan dolayı okulu bırakmak zorunda kaldım. Daha sonra uzun bir süreç iş hayatına atıldım. Yaklaşık 15 yıl Denizli Cam Sanayii’de ayaklı bardakta cam ustalığı yaptım. 2009 yılında bir düğünde havaya atılmak için eğlence amaçlı olarak silahtan çıkan kurşun bana isabet etti. İlk 6 gün bitkisel hayatta kaldım. Yaklaşık 33 gün yoğun bakım tedavi süreci yaşadım. Tabii bu süreçten çıktıktan hemen sonra yaklaşık 5-6 ay Devlet Hastanesi’nde, daha sonra Pamukkale Üniversitesi Plastik Cerrahı’nda 3 ay tedavi gördüm. Daha sonra da fizik tedaviye başladık (2010 yılına kadar.) Çok şiddetli ağrılarım olduğu için GATA’ya sevk ettiler. GATA’da yaklaşık 1 yıl 5 farklı ameliyat geçirdim. Ama ağrılarım ile ilgili bir sonuç alamadık. Tıbben bu ağrılar çözülmüş değil. Hala bu ağrılarla yaşıyorum. Yani sağlık konusunda çözüm bulamayınca ben de o ağrılarla yaşamasını öğrendim. O ağrıları sevmeye başladım. O ağrılarla daha güçlü olduğumu fark ettim. Daha sonra 2013 yılında Denizli Okçuluk Spor Kulübü ile tanıştım. Bundan önce GATA’da gazileri görüyordum ben orada ok atarlarken. Çok hevesliydim ama onlar beni çok ciddiye almıyorlardı. “Sen yapamazsın, ağrıların var!” gibi sözler beni çok motive etti. Denizli’ye geldim ve Okçuluk Antrenörü Rahmetli Nursen Çokak Hoca  ile tanıştım ve bütün dünyam değişti, onunla başlayan serüvende. Bir yıl hiç ara vermeden Esentepe’de oturuyorum. Esentepe’den stadyuma yayan gidip geliyordum sandalyeyle. Yaklaşık 4-5 saat sürüyordu bu zaman dilimi. Ama ben kendime hiçbir gün mazaret üretmedim. Bugün yağmur yağıyorsa gitmem gerekiyor dedim ve gerçekten o yolu her gün kat ederek gittim.

img-20161023-wa0028

“ENGELLERİ AŞINCA MUTLU OLDUĞUMU HİSSETTİM”

2009-2012 yılları nasıl geçti?

O süreçte ilk dönemler çok mutsuzdum. Yani hayata hiç umutla bakmıyordum. Çünkü ben kazadan önce bütün işini kendi yapan bir insanken şimdi ben bir engelli oldum ve birine muhtaç kalacağım. Bu beni çok kamçılıyordu. Yani ben bunu yapamam diyordum kendime. Ama ailemle bir bütün olduk, gerçekten bir bütün olduk. Hiç bana o olumsuzluğu yaşatmadılar. Onların yardımı beni çok üzüyordu, çok yıpratıyordu. Bir gün sürünerek banyoya gittim, herkes uyurken kendi başıma banyo yaptım. Demek ki ben bunu yapabiliyormuşum demeye başladım. Ondan sonraki süreç hep böyle hep önüme çıkan engelleri, bir engel olarak değil de basamak olarak görmeye başladım. Yani bunu hissetmeye başladım ufak ufak. Bir engeli geçip onu aşınca biraz daha mutlu olduğumu hissetim. Evet, ben bunun üstüne gitmeliyim derken hep üst üste geldi yani. O tedavi sürecini hep öyle atlattım.

img-20161023-wa0029

“BİR SPORCUNUN YAPTIĞI ANTRENMANIN 3 KATINI YAPTIM”

Sporculuk serüveninizi anlatır mısınız?

365 gün Rahmetli Nursen Hoca’nın vermiş olduğu bir eğitimle çok ciddi anlamda çalışmaya girdim ve benim o zaman bir hayalim vardı; 2016 Olimpiyatlarına gitmek. Yani ben şöyle hesaplamıştım kendimce, işte 3 yılım var bu 3 yıl içerisinde eğer bir sporcunun yaptığı antrenmanın 3 katını yaparsam bu 9 yıl yapar. 9 yıl beni oraya götürmek için tecrübe olarak yeter diye düşünmüştüm ve ilerleyen süreç öyle oldu. Hep bir sporcunun yapmış olduğu antrenmanın 3 katını yaptım. İlk yıl 2014 yılında Ankara’da bir Türkiye Şampiyonasına davet edildik, Nursen Hoca ile beraber gittik. Orada ilk 3’e girdim. Milli Takıma çağırıldım, bu benim için çok sürprizdi. Çünkü biz beklemiyorduk hani 1-2 yıl çalışırız. Daha sonra Milli Takıma girebilirim diye düşünüyordum. Ama ilk yıl girdim. Daha sonra 2014-2015 yılında tekrar Türkiye Şampiyonasında ilk 5’e girerek tekrar Milli Takıma çağırıldım. O yıl özel turnuva düzenleniyordu Çek Cumhuriyeti’nde. Oraya katıldık Milli Takım olarak. Orada bireyselde dünya sıralamasında 16. Oldum. Takımda da dünya 4.’lüğü elde ettik, 1 puanla 3.’lüğü kaçırdık. Daha sonra bırakmadım, pes etmedim, daha çok üstüne gitmeye başladım. Antrenmanı biraz daha çoğaltarak, biraz daha ilerleterek 2015 yılında Türkiye Şampiyonası’nda yine Türkiye 3.’lüğü elde ederek Milli Takıma seçildim Dünya 4.’lüğü, takımda dünya 4.’lüğü, mix takımda (bayan ve erkek) 5.’liği elde ettim.

“KENDİME HIRS YAPTIM”

img-20161023-wa0022Okçulukla nasıl tanıştınız?

Ben GATA’da tedavi görürken 2012-2013 yıllarında Gazi arkadaşlarımın okçuluk yaptığını görüyordum ve onlara ben bu işi yapmak istiyordum dediğimde beni çok ciddiye almıyorlardı açıkçası. Ama ben bunu hırs yaptım. Kendime bir görev gibi, ödev gibi işlemeye başladım. Eğer bu iş Denizli’de varsa bu işi mutlaka yapacağımı söyledim. Bir aile dostumun çocuğu burada okçulukla ilgilendiğini söyledi. Rahmetli Nursen Çokak diye birinin olduğunu söyleyince ben onu araştırmaya başladım. Yağmurlu bir havada gitmişim, ben bunu daha sonra hocam bana not olarak yazdığında fark etmiştim. Çok inandı bana, çok güvendi gerçekten. Onunla başlayan 1 yıllık süreç çok zordu ama ben her gün geliştiğimi fark edince ben biraz daha üstüne gitmeye başladım.

img-20161023-wa0026

“GÜNLÜK 12 TON YAY ATIYORUM”

Şampiyonalara nasıl hazırlanıyorsunuz?

Şu an mesela günde çift antrenman yapıyorum, sabah ve akşam 4’er saat. Bu bir sporcu için gerçekten çok zor bir süreçtir. Bizim şu an kullandığımız yay takribi 30 kilodur. Ben bunu günde 400 tane atıyorum. Günlük yaklaşık 12 ton yay atıyorum. Hedefim 800’e veya 1000’e çıkarmak ok sayımı günlük. 2017 yılına kadar ben ne olursa olsun o rekoru kırmak için elimden geleni yapacağım. Dediğim gibi inanmak çok başka bir şey olduğu için ben buna önce kendim inanıyorum. İnandığınız zaman, çalışmak çok zevkli hale geliyor. Antrenmanlar çok zor ama inanarak yaptığınız zaman antrenmanlar çok zevkli bir hale geliyor. Ben şu an orada yatıp orada kalkıyorum. Evi doğru dürüst gördüğüm yok ama bundan hiçbir zaman şikayetçi değilim. Daha büyük hırsla, daha büyük bir mücadeleyle gidiyorum.

“ZİRVEYE ÇIKINCAYA KADAR KENDİMİ BAŞARILI GÖRMEYECEĞİM”

Okçuluk sporunda kendinizi başarılı buluyor musunuz?

Bir şeyi istemek başka, inanmak bambaşka bir şey. Ben bunu gördüm yani. Bir şeyi istemekle, inanmanın çok farkı olduğunu yakaladım. İnandım, kendime çok inandığım için başarı arka arkaya geldi. Ben şu an hala kendimi başarılı olarak görmüyorum, en zirveye çıkıncaya kadar da görmeyeceğim.

2016 Olimpiyatlarına gidemedim, dünya üçüncülüğünü 1 puanla kaçırdım. Ama benim için, hedef bitmedi. Şimdi 2017 Dünya Şampiyonası var.

“DÜNYA ŞAMPİYONASINDA NURSEN ÇOKAK İÇİN YARIŞMAK İSTİYORUM”

15338634_10211977267615865_7996933686438575669_nÖnümüzde 2017 Dünya Şampiyonası var, beklentileriniz nedir?

En büyük hayalim orada dünya rekorunu kırmak. Tabii ki bu 2017 yılı benim için daha anlamlı bir yıl olacak. Çünkü Nursen Hocamı trafik kazasında kaybettik. Şimdi antrenmanların daha çok üstüne giderek, daha çok çalışarak, 2017 Dünya Şampiyonası’nda kesinlikle ve kesinlikle Nursen Hocam adına rekor kırarak dünya 1.’si olmak istiyorum. Olimpiyat bir sporcunun istediği en üst zirvedir. Olimpiyat’a 2 tane Avrupa 2 tane Dünya Şampiyonası var. Ben kendime böyle bir söz verdim. Önümdeki 4 yıl süre içerisinde 2 Dünya ve 2 Avrupa Şampiyonasını elde edip Olimpiyatlara öyle gitmek istiyorum.

“KENDİME ZAMAN AYIRIYORUM”

Spor dışında başka hobileriniz var mı?

Ben işaret dili kursuna gittim. Olimpiyat’ta kürsüye çıkarsam duygularımı işaret diliyle anlatmak için işaret dili kursuna başlamıştım. O da bir engel sonuçta. Ben Denizli Cam Sanayii’de çalışırken orada işitme engelli arkadaşlarım vardı ve onlarla çok keyifli bir zaman geçiriyordum. Ama onlarla konuşmakta çok zorlanıyordum. Bu da beni çok kamçılıyordu. O yüzden öğrenmem gerektiğine inandım. Bunun dışında hobi olarak da bunu gerçekten çok istiyorum. Klarnet çok ilgimi çekiyor. Şu an videolar izliyorum çünkü klarnetim olmadığı için gidip bir yerden eğitim alamıyorum. Yaşadığım bir anıyı anlatayım size, hastanede tedavi görürken tesadüfen orada başka bir aileyle karşılamıştım ve o arkadaş demişti ki, “Abi ben seni tanıdıktan sonra aileme ve kendime daha çok zaman ayırmaya başladım. Çünkü ben seni tanımadan önce iş ve ev, başka bir şey bilmiyordum. Ama seni tanıdıktan sonra her hafta eşimi, çocuğumu alıp gezmeye gidiyorum, onlarla zaman geçiriyorum. Kendime zaman ayırıyorum, kitap okumaya başladım.” gibi şeyler söylemeye başladı. Yani bu tür tepkiler almaya başladım. İnsanın, yatmanın, yemenin, içmenin, çalışmanın dışında mutlaka bir aktiviteyle uğraşması çok başka bir şey.

img-20161023-wa0036

 “BAŞLAMAK İÇİN MUHTEŞEM OLMAYA GEREK YOK”

Genç nesillere yönelik özel tavsiyeleriniz var mı?

Ben hayatta böyle bir şeyle sınandım ama pes etmedim, yoluma devam ediyorum. Ölünceye kadar da devam edeceğim. Çok sevdiğim bir söz var benim, “Başlamak için muhteşem olmaya gerek yok. Ama muhteşem olman için başlamak gerek.” Bütün gençlere buradan tavsiye ediyorum, hayatların bir köşesinde mutlaka bu tür aktiviteler olsun. Şu an 24 saat yetmiyor bana. Ama bundan hiç şikayetçi değilim. Kitap okumayı çok seviyorum, dans antrenmanlarına gidiyorum, oradan çıkıyorum okçuluk antrenmanlarına gidiyorum.

 “DENİZLİ ADINA ÇIKMAK İSTİYORUM”

Uluslararası organizasyonlarda sponsor desteği alıyor musunuz?

Benim, Denizli’de en büyük sıkıntı çektiğim konulardan bir tanesi sponsorluk. Şu an ben bu dereceleri yaptıktan sonra Ankara ve İstanbul’dan çok güzel, ciddi teklifler aldım ama ben uluslararası arenada Denizlimizin adını duyurmayı çok istiyorum. Bu benim en büyük hayalim. Bayrağımızı orada Denizli için en zirveye çıkarmak istiyorum. Bu konuda gerçekten ciddi anlamda sponsora ihtiyacım var. Biz yarışmalara giderken ciddi anlamda maddi sıkıntı yaşıyoruz. Benim bir emekli maaş gelirim var, başka hiçbir gelirim yok. Bunun dışında hiçbir gelirim olmadığı için şimdiden önümüzdeki yarışmaların sıkıntılarını nasıl çözerim, onu düşünüyorum mesela. Ama bunu bir mazeret olarak görmüyorum. Sakın öyle algılanmasın. Çünkü ben hiçbir zaman bahaneye odaklı bir insan değilim. Ben çok hayır aldım hayatımda ama hayırlar beni hiçbir zaman yıldırmadı. Hayır aldıkça üstüne gitmeye başladım. Evet, bu sefer olmayacaksa daha iyisi olacak sen yoluna devam et demeye başladım kendime. Aldığım her hayırda, daha güçlü olduğumu hissettim.

muratturan1“MERKEZEFENDİ BELEDİYESİ TEKERLEKLİ SANDALYE HEDİYE ETTİ”

Benim tekerlekli sandalyeye ihtiyacım vardı. Bununla ilgili çok kapı çaldım. Ciddi anlamda çok hayırlar aldım ama hiçbirinde yılmadım. Merkezefendi Belediye Başkanım sağ olsun bir kalemde aldı bana o hediyeyi. Şu an sandalye sıkıntım yok ama yay ve ok malzemesine ihtiyacım var. Bir de her ay düzenli olarak gelirimin olması gerekiyor yarışmalara gidebilmek için. Yarışmalara gidip gelirken çok ciddi masraflarımız oluyor bizim. Mesela şu an, önümüzde Aralık ayında Samsun’da bir yarışma var. Federasyon bütçe ayıramadığını söylüyor ve biz kişi başı 500 TL sadece otel konaklama için şu andan aramaya başladık. Ciddi gıda takviyesi almam gerekiyor ama şu an bunları yapamıyorum.

15369293_1227592823954330_9198489171707534542_o

“BEN BU İŞE NURSEN HOCA İLE BAŞLAMIŞTIM”

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Nursen hoca, çok acı bir kaybımızdı bizim. Ben bu işe onunla başlamıştım ve onun vermiş olduğu enerji bende çok başkaydı, bambaşkaydı. Şimdiki hayallerim ve hedeflerimin hepsinin başında o var. Alacağım her madalyayı onun adına alacağım. Onun adını yaşatmak için her şeyi yapacağım.

Murat Turan Resmi Facebook Sayfası İçin Tıklayınız:

https://www.facebook.com/muratturanresmi

 

CEVAP VER

fifteen − 9 =