Mevsim geçişlerinde sağlığımızı ve  bağışıklık sistemimizi  korumamız gerekiyor,

Sağlığımızı korumak için kalın giyinmeye başlıyoruz, havaların değişimi ile birlikte su tüketimini azaltmamak gerekiyor, suyun yanında bol bitki çaylarına da ağırlık vermemiz gerekiyor.

Bu aylarda bitki çayları içmek, antioksidan özellikleri sayesinde bizleri hastalıklara karşı koruyacaktır.

Adaçayı, ıhlamur, kuşburnu, nane-limon; C vitamini içeriğiyle grip, nezleye karşı koruyucudur.

Yeşil çayda çok güçlü antioksidanlar bulunur. Yeşil çay, kansere ve kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucudur.

Siyah çay, içeriğindeki polifenoller ile hastalıklardan korur. Siyah çay ülkemizde çok tüketilir. Ancak kansızlık ve demir emilimi rahatsızlığı olan kişiler siyah çayı daha az tüketmelidir. Papatya, rezene çayları da bu aylarda tüketebileceğiniz çaylar arasındadır.

Sinameki çayları da laktasif etkisi ile biliniyor. Yani bağırsak çalıştırıcı etkisi ile zayıflama diyetlerinde önerilir. Ancak son yapılan araştırmalar bize gösteriyor ki uzun süre sinameki otu kullananlarda kas zayıflığı, tetani, anemi (kansızlık), yağlı dışkı, mide bağırsak kanamaları, baş dönmesi, çarpıntı, pankreas işlev bozukluğu gibi sorunlar ortaya çıkabilmektedir.

Bitki çaylarında bulunan flavonoidler gibi antioksidan maddelerin bazı yararları olabilir, ayrıca bazı bitkisel çaylar metabolizmayı hızlandırabilir ancak unutulmaması gereken, aşırı tüketildiğinde bitkisel çayların da zararlı etkilere sebep olabileceğidir. Bilinçsizce tüketimden kaçınılmalı, günde en fazla 3-4 fincan tüketilmelidir. Hamilelerin, kalp rahatsızlığı olan kişilerin ve tansiyon hastalarının bitki çaylarını  çok dikkatli  ve  daha az tüketmeleri önerilir.

Mevsim geçişlerinde egzersize  ara vermemek gerekiyor.

Egzersize devam etmek soğuk ile birlikte metabolizmanın yavaşlamasını engeller ve dolayısıyla kilo kontrolü için egzersize ara  vermemek gerekir.

Kilo vermek için enerji harcamak ve harcadığımız enerjiden çok daha az bir kısmını günlük beslenmemizde almamız gerekir. Kışın insanlar havanın soğuk olması nedeniyle fark etmeden enerji depolar ve bu depo tahmin ettiğiniz gibi yağ hücrelerinden oluşur. Kışın vücudun yağ depolaması aslında vücut için çok doğru bir alarmdır ancak sonuçları hüsrandır..

Havaların ciddi manada soğuduğu ve üşüdüğümüzü hissetmeye başladığımız günden itibaren vücudumuz yağ hücreleri üretir. Çünkü alarm şu şekildedir, üşüyorsun yağ hücrelerin sana yetmiyor, sıcak kalman gerek, gelen besinleri stokla, yağ hücresine çevir. İlerde lazım olabilir! Beyin bu sinyallerle bedeni yönetmeye başladığında bizler de kilo almaya başlıyoruz.

Egzersize devam edildiği zaman kontrolsüz olarak yağ artışı engellenmiş olur.

‘Nevin BEYDOĞAN – B-Fit Çamlık Kadınların, Spor ve Yaşam Merkezi’

CEVAP VER

thirteen + sixteen =