Teknoloji Faydalı Mı Zararlı Mı?

0
1721

Arzu CEYLAN: “Her zaman ve her konuda model olun…”

Denizli’nin önde gelen okullarından biri olan Artı Koleji‘ne danışmanlık hizmeti veren Arzu Ceylan Denizli Güncel Sağlık‘a özel açıklamalarda bulundu.

Denizli Güncel Sağlık’a yaptığı açıklamada CEYLAN, teknolojinin insan sağlığı ve psikolojisinden bahsederken aynı zamanda velileri, özellikle  teknolojinin çocuklara olumsuz etkisi konusunda uyarılarında bulundu.

Telefon, tablet, internet, bilgisayar ve televizyon gibi araç ve gereçlerin kullanımı konusunda velilerin daha bilinçli olmasını isteyen CEYLAN şunları kaydetti:


Teknoloji; insanlığı bulunduğu konumdan ileriye götürebilecek en önemli araçlardan biridir. Bilgi çağının getirmiş olduğu bilgiye teknolojik gelişmeler sayesinde hızlı erişimimiz; bilim, üretim, iletişim, ulaşım v.b. birçok alanda doğru kullanıldığında hayatımızda çok büyük kolaylık ve geliştiricilik sağlayan bu büyük güç nasıl oluyor da hepimiz ve özellikle de çocuklarımız üzerinde bir risk, bir tehlike ve hatta bağımlılık oluşturabiliyor?

Günümüzde çocuklar neredeyse doğdukları andan itibaren teknoloji ile tanışıyorlar. Henüz 2 yaşında elektronik aletlerle tanışan çocuk, konuşmayı öğrenmeden tablet kullanmayı öğreniyor.

Öğrenmenin deneyim ile kazanıldığından yola çıktığımızda bebekliğinden itibaren dijital oyun malzemeleri ile oynamaya başlayan çocuk 3 yaşında başarılı bir teknoloji ustası haline geliyor. Her tür teknolojik aracı, telefon, televizyon, kumanda, bilgisayar v.b. aletleri farklar ile tanıyor ve kolaylıkla kullanır hale geliyor. Daha bu yaşlardan itibaren çocukların en değerli oyuncağı ve ne yazık ki anne babaların kolaylaştırıcı susturucuları ya anne babaların telefonları, tablet bilgisayarları ya da televizyonlar olabiliyor. Kimi zaman eğlenceli zaman geçirmelerini, çeşitli ihtiyaçlarını karşılamalarını anne baba adına sorun çıkarmadan yemek yemelerini, yolculuk yapmalarını ya da sessizce hipnotik bir odaklanmayla oyalanmaları sağlaması adına faydacı ve kolaylaştırıcı görünen bu araçlar ne yazık ki bir amaca dönüştüğünden itibaren kontrol edilemez bir hızla bağımlılığa dönüşüyor. Çevredeki insanlarca çoğu zaman çocuğun bu aletleri kullanmadaki becerileri bir zekâ göstergesi gibi algılansa da gerçek hayatta ve uzun dönemde yarattığı çok yönlü sıkıntılarla ve katlanarak artan problemlerle anne, baba, çocuk ve tabi ki toplum açısından ‘’BAĞIMLILIK’’ adı altında tedavi edilmesi zorunlu sorunlar yumağıyla karşımıza çıkıyor.

Aslına bakıldığında teknolojinin bize sunduklarını doğru ve etkili bir biçimde kullanmak bize son derece büyük faydalar sağlamakta. İnternet; çocukların dünyayı keşfetmelerini, bilgiye kolaylıkla ulaşmalarını, birçok yönden meraklı ve üretken olmalarını, hızlı ve az çabayla sosyal ilişki kurmalarını, uzaktan eğitim v.b. eğitsel işlevlerde zamansal ve mekânsal artılar sağlaması, bilgi erişiminin sadece okulla sınırlı kalmamasını sağlaması v.b. birçok faydacı yönüyle şüphesiz ki vazgeçilmez bir olanak…

Bütün bu artılarına rağmen böylesine kolaylaştırıcı teknoloji; aynı zamanda fiziksel, psikolojik ve sosyolojik riskleri açısından bizler için bir tehlike…

Farkındalığımızı artırmak ve aslında son derece iyi bildiğimiz teknoloji bağımlılığının sebep olabileceği fiziksel, psikolojik ve sosyal problemlere bakacak olursak:

Fiziksel Etkileri

*Uzun süre ekrana bakmaktan kaynaklanan görme problemleri ve göz bozuklukları

*Oturuş pozisyonuna bağlı olarak duruş, iskelet ve dolaşım sistemi bozuklukları

*Bilgisayar, televizyon v.b. karşısında geçen sürede fiziksel hareketliliğin olmaması sebebiyle kilo problemleri ve obezite

*Uzun süreli radyasyon etkisi

Psikolojik/Sosyal Etkileri

*Özellikle internette geçirilen ders dışı süreler kişiye keyif verir. Bu bazen gerçek dünyada bulamadığı birçok şeyi sanal ortamda bulmasını sağlar. Bu sürenin artışı da duruma bağımlılık geliştirir.

*Uyku düzeninin değişmesi ve uykusuzluğa bağlı görülebilen konsantrasyon eksikliği ve agresyon hali artar.

*Çocuğun dışarıda, sokakta olmasındansa evde göz önünde olması, aileler açısından başta desteklense de geçirilen zamanın artmasına bağlı olarak yapılan uyarılar dengesiz tepkiselliklere ve aile içi iletişim problemlerine sebep olur.

*Tekrarlanan vücut hareketleri, tikler oluşabilir.(parmakları ile oynama, olduğu yerde sallanma gibi)

*Bilgisayar, televizyon ya da oyun konsollarıyla geçirdiği zamanın sosyal hayatta gerçek ilişkilere ayrılan, arkadaşlarla geçirilen zamanı kısıtlaması, giderek daha içe kapanık, anti sosyal hale gelinmesine sebep olur.

*Gerçek hayatta yapamayacağı şeyleri sanal ortamda sınırsız yapabilmesi, varolmayan gücü gerçek sanması, şiddeti normalleştirmesi ve duyarsızlık göstermesi ve ileri düzeyde duyguların doğru ifade edilmeyişine bağlı duygu durum bozukluklarına sebep olur.

*Göz teması, etkin iletişim, aile ve yakınlarla birlikte vakit geçirmenin tercih edilmemesi, yaşantısal paylaşımların azalmasını doğurur.

*Kontrolsüz,kolay çoğu zaman doğruluğu net olmayan bilgiye ulaşım sebebi ile yanlış algı ve bakış açılarının gelişmesi kolaylaşır.

*Kişinin monitör arkasında kimlik değiştirebilmesi (cinsiyetini, yaşını, bulunduğu yeri v.b.),tanımadığı kişilerle kolaylıkla iletişime geçebilmesi, bilgi verilmesi çocuk ve gençlerin istismarını kolaylaştırmakta ve özellikle çok yönlü gelişimsel bütünlük açısından (cinsel kimlik, eğitim, dönemsel kazanımlar v.b.)tehlike oluşturmaktadır.

Yukarıda sayılan sonuçlar kontrolsüz teknolojinin bebek, çocuk, genç ve biz yetişkinler açısından akla gelen sayısız tehlikenin öncelikli birkaç sonucudur.

Aklımızda bulunması gereken en önemli detay çocuğumuzun sağlıklı ve bütünsel gelişiminin bilgisini asla bir bilgisayarın, telefonun ya da televizyonun veremeyeceği ve sağlıklı bir birey yetiştirmenin en önemli sorumluluk ve model unsurunun anne-babalarda olduğu gerçeğidir.

Çocuklar için öncelikle ailelerin bu konuda bilinçlenmesi, internete yönelten nedenlerin farkına varması, teknolojinin olumlu ve olumsuz yönleri konusunda bilgi sahibi olmaları, model alma önceliği ile ikna edici davranışlar sergileme, aile içi iletişim ve sorun çözme becerileri göstermeleri son derece önemlidir.

Teknoloji bağımlılığı ve denetim konusunda ailelere öneriler:

-Çocuğunuza gerekli bilgilendirmeleri yaptıktan sonra TV izleme ve bilgisayarla vakit geçirme süresini kararlı ve tutarlı biçimde kısıtlamaya özen gösterin.

-İnternet ve bazı TV kanalları için kısıtlama getirmek adına şifrelendirin, teknolojik destek alın, filtreleme ve güvenlik programları kullanın.

-Çocuğunuzun yaşı ile uyumlu programları takip ettiğinden ve oyunları oynadığından emin olun, kontrolü ihmal etmeyin. Bu doğrultuda bilgisayarın ve televizyonun ortak zaman geçirilen odalarda olmasına özen gösterin.

-İnternetin doğru kullanımı hakkında çevrenizi de uyarın. Bu şekilde daha geniş bir kontrol alanı yaratılabilir.

-Çocuklarınızla her zaman iyi bir iletişim oluşturun. Sadece anlatmayın çokça da dinleyin. Kurallarınızı birlikte oluşturun ve uygulanışını takip edin.

-İnternet ortamındaki arkadaşlıklar ve bilgi paylaşımları konusundaki gizlilik ve güvenlik gerekliliklerini sebep sonuç göstererek yaşına uygun bir dille anlatın.

-Çocuğunuzun sanal ortam yerine gerçek ilişkiler oluşturabilmesi, boş zamanlarını etkin değerlendirebilmesi adına öncelikle sizinle birlikte paylaşmaktan keyif alacağı gerçek aktiviteler oluşturmaya gayret edin.

-Akran ilişkilerini destekleyin, yaşadığı problemleri görmezden gelmeyin, sorgulama yapmadan ve eleştirmeden önce çözüm odaklı seçenekler üretebilmesi için yardımcı olun bu konuda gerekirse profesyonel yardım alın.

-Çocuğunuza ihtiyaç duyduğu eğitsel ve kişisel desteği sağlayın, her türlü yanlışında ve başarısızlığında onun yanında olduğunuzu hissettirin, her konuda konuşabilir ebeveynler olduğunuzu davranışlarınızla gösterin ki kendini iyi hissettiği, paylaştığı ve anlık keyif aldığı sanal ortamları tercih etmesi bu şekilde engellenmeli.

-Her zaman ve her konuda MODEL OLUN…

Psikolog Arzu CEYLAN

CEVAP VER

nineteen − five =