Ses Hastalıklarının Terapi ile Tedavisi

0
1218

Hastanın sesi nasıl kullanması gerektiğini, konuşurken nefesini nasıl ayarlaması gerektiğini öğretiyoruz. Daha çok nodüllü hastalar geliyor bize. Bizim için hastanın daha çok sesi ne kadar kullandığı değil nasıl kullandığı önemli. O yüzden biz ses istirahatını çok fazla önermiyoruz.

terapi

 

 

Topuz: Foniatriyi açıklar mısınız kısaca?

Bal: Ses ve konuşma bozuklukları terapisi ile ilgili. Hastanın sesi nasıl kullanması gerektiğini, konuşurken nefesini nasıl ayarlaması gerektiğini öğretiyoruz. Daha çok nodüllü hastalar geliyor bize. Sesi yüksek tonda ve fısıltıyla kullanmadın, en rahat yumuşak bir şekilde ses çıkarmasını öğretiyoruz hastaya. Daha sonra konuşma, gırtlak kaslarını ve solunum kaslarını gevşetecek egzersizler veriyoruz. Bizim için hastanın daha çok sesi ne kadar kullandığı değil nasıl kullandığı önemli. O yüzden biz ses istirahatını çok fazla önermiyoruz.

 

Topuz: Solunum kasları akciğerdeki sesi gırtlağa doğru iten bir mekanizma. Bu mekanizma yanlış kullanılırsa ses tellerinin arasında büyük bir direnç oluşuyor. Bu direnç kronik travmaya neden oluyor. Solunum kaslarını uygun kullanmak gerekiyor.

Bal: Bir de üst göğüs solunumuyla hava bitse de konuşma devam ediyor. Havanın daha çok karın bölgesine alınması gerekiyor.

 

Topuz: Karın bölgesine alıp alamadıklarını nasıl anlayacaklar?

Bal: Elleri ile kontrol edebilirler. Nefes alındığına göğüs kafesi sabit kalmalı karın bölgesi şişmeli.

 

Topuz: Nefesi alıyoruz sonra ses çıkarıyoruz, ses çıkarırken nelere dikkat edeceğiz?

Bal: Ses çıkarırken sesin birdenbire artmamasına dikkat edilecek. Daha yumuşak tonda vermesini sağlamamız gerekiyor. Bir de hızlı bir şekilde nefes alıp mesela bir saniyede alıyorsa bunu üç saniyede vermesini sağlıyoruz. Yani nefesi de bir anda verip bitirmeyecek hasta. Konuşma aralarında nefes alınacak, okurken yapıyoruz hani noktada, virgülde bu şekilde.

 

Topuz: Diyafram pasif hareketle tekrar eski haline dönerken, yani nefes almamış haline dönerken dışarıya hava verir. Bunun pasif bir şekilde olması lazım, yavaş yavaş olması lazım. Göğüs kafesini hem karından hem göğüsten bastırarak çok kuvvetli ses vermeye çalışmak doğru değil. Nefesi verirken sanki nefesi bir taraftan da aşağıya itmek ister gibi yani diyaframın gevşemesini engellemeye çalışır gibi davranmak gerekir. Karına doğru itme işini bir taraftan da akılda tutmak gerek.

 

Topuz: Terapi kaç seans sürüyor?

Bal: Onar seanslık paket program halinde veriyoruz. İkişer haftalık arayla hastamızı görüyoruz. Hastamız her geldiğinde endoskopik muayenesi de yapılıyor.

 

Topuz: Hasta nasıl karşılıyor terapiyi?

Bal: İlk başta tabii somut bir şey olmadığı için illa ki ilaç, iğne, cerrahi tedavi istiyor hastalar. Çok ciddi bulunmuyor. Bunlarla düzelir miymiş diye, inanmıyorlar tedaviye inancı olmayan hastalar ya egzersizlerini yapmıyor, gelmiyor, yarım bırakıyor, ya inatla geliyor ama düzelmediğini söylüyor, başka tedavi şekli istiyor.

 

Topuz: Bizde cerrahi müdahale yapmadan ses terapisi aldığından emin olmak istiyoruz. Bunun sonrası da var. Cerrahi müdahale ile hastalığı onbeş dakika süren basit bir müdahale ile düzeltiyoruz. Bu işin sonrası da var. Tekrarlamaması açısından illaki bir ses terapisi görmesi gerekiyor. Uyum sağlama konusunda eğitimli insanlarla, eğitimsiz insanlar arasında fark var mı?

Bal: Sosyo-kültürel düzey çok fazla etkili değil. Ama öğretmen olsun, din görevlisi olsun mesleklerini sesleriyle icra ettikleri için onlarda psikolojik olarak da bir rahatsızlık veriyor sesin kötü olması. Onlar biraz daha istekli yaklaşıyorlar tedaviye.

 

Topuz: Bu ses terapisine girmişken erkek çocuklarında ergen olurken bir ses problemi çıkıyor. Onlar çocukluk seslerini üzerlerinden atamıyorlar. Onlara yardımcı oluyor musunuz?

Bal: Onlara yardımcı oluyoruz, fakat onlarda da erken yaşta müdahale etmek gerekiyor. Düzelir diye kendi haline bırakmamak lazım. 15-16 yaşlarında eğer gelirse tek seansta düzelme şansları var. Yüzde 90 oranında. Ama yirmili, otuz yaşlardan sonra hasta çocuk sesiyle gelirse, bu sefer hem tedavi süresi uzar. Tedavi edilse bile hastanın yeni sese alışması zorlaşıyor. Hem kendisinin alışması, hem de çevrenin bu yeni sese alışması zorlaşıyor.

Topuz: Evet. Bu ciddi bir problem … dediğimiz erkek çocuklarda ve o çocukluk sesini üzerinden atamaması gibi değerlendirelim bunu. Az görülen bir durum, tedavisi basit ama tedavi ihmal edilirse 18 yaşına geldiğinde çevresinde çocuk sesi ile tanınan kişi bir süre sonra erkek sesine dönüşü kendisi de kabul edemiyor çevresi de. Alay konusu olmaktan çekindiği için çocuk sesiyle yaşamayı yeğliyor ama bundan da rahatsız. Halbuki 14-16 yaşında bu dönüşümü sağlayamamış yani erkek sesine geçişi sağlayamamış çocuklarda çok basit manevralarla çok kolay tedavi edebiliyoruz. Yeter ki, geç kalınmasın, çocuğun hayatını doğrudan etkileyen bir şey. Üniversiteye gelmiş ikinci sesini de kullanabilen ama onu inatla eski sesi ile kullananlar var. Psikiyatrik destek belki almak gerekiyor.

Bal: Bu kişilere biz okuma ya da şarkı söyleme, sesli okuma gibi çalışmalarla hastayı önce kendi sesine alıştırmaya çalışıyoruz.

 

Topuz: İnsan sesini teybe kaydedip dinlediğinde bu ses benim mi diyor onun gibi bir şey bu. Denizli’de profesyonel ses sanatçısı pek yok. Ama sesi sanatçının tanımlayıcısı gibi bir şey. Ses sanatçılarının sesleriyle çok da oynamamak lazım. … gibi kötü sesiyle, çirkin sesi ile meşhur olan sanatçılar var. Burun tıkanıklığı olan sanatçının burnunu açma konusunda dikkatli olmanız lazım, burnu açarsanız sesi değişir. Ses sadece ses tellerinden oluşmuyor. Bağlantısı var, yutak bölgesi, olduğu gibi bu işe katılıyor. Orada müdahale ederken dikkat etmek lazım sesteki değişiklik şeklinde bize gelebilir hastalar. Bazı hastalarımız ameliyatlardan sonra gelebiliyor. Entivasyon tüpü kullanıldığı için küçük bir travma olduğu için böyle şeyler olabiliyor.

 

Odyometrist Sedef Bal

1979 Denizli’de doğdu. İlk, orta ve liseyi Denizli’de okudu. Hacettepe Üniversitesi Odyoloji bölümünü bitirdi. İstanbul özel bir ses hastalıkları merkezinde kurs gördü. Ege Üniversitesi KBB bölümünde foniatri eğitimi aldı. 2000 yılından beri PAÜ’de foniatri bölümünde görev yapıyor.